İçeriğe geç
λemmaakademi
Soru çözme yöntemi

Yeni nesil matematik soruları nasıl çözülür?

Uzun bir metinde işlemi aramadan önce, verilenleri, isteneni ve aralarındaki matematiksel ilişkiyi ayırmayı deneyin.

Muhammed Erin — Matematik Öğretmeni · Son güncelleme

Yeni nesil soru, yalnız işlem hızını değil; metin, veri, görsel veya senaryo içindeki bilgiyi kullanarak karar, yorum, çözüm ya da açıklama kurmayı ister. Önce soruda ne verildiğini ve ne istendiğini ayrı yazın. Sonra aradaki ilişkiyi tablo, şema, denklem ya da kısa bir cümleyle gösterin. İşlem, bu kurgu kurulduktan sonra gelir.

Bu sayfanın sınırı

Bu akış, çocuğun öğrenme ihtiyacını veya sınav sonucunu tek başına belirlemez. Aynı yerde tekrar tekrar duruyorsa, çözülemeyen soruyu ve çocuğun gerekçesini öğretmenle birlikte incelemek gerekir.

Yeni nesil soru nedir, klasik sorudan farkı nedir?

MEB’in bağlam temelli soru yazım çerçevesinde soru; metin, problem durumu, veri seti, görsel veya senaryo gibi anlamlı bir bağlam sunar. Çocuktan bu bağlamı kullanarak karar vermesi, yorum yapması, çözüm veya açıklama üretmesi beklenir. Bu nedenle fark yalnız metnin uzunluğu değildir. Bilginin soruda hangi işe yaradığını bulmak da çözümün parçasıdır.

Çözüm akışı: işlemden önce kurulacak dört görünür adım
AdımÇocuğun yazacağı kısa not
1. Verilenleri ayırBilinen miktarları, koşulları ve görseldeki başlıkları işaretle.
2. İsteneni yazSonuçta hangi büyüklüğün, seçeneğin veya açıklamanın arandığını tek cümleyle belirt.
3. İlişkiyi kur“Artarsa ne değişir?”, “hangi iki bilgi birlikte kullanılacak?” sorusuna cevap ver.
4. Çözümü denetleBulunan sonuç, soruda istenen birim ve koşulla uyumlu mu diye yeniden oku.

Kaynak: Millî Eğitim Bakanlığı, Bağlam Temelli Çoktan Seçmeli Soru Yazım Kılavuzu, Mart 2026, basılı s. 15 (bağlam temelli soru tanımı; “2.3. Bağlam Temelli Soru Nedir?” bölümü, s. 13–15); Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Matematik Alan Becerileri.

Çocuğum yeni nesil sorularda zorlanıyorsa bu sayfa neyi ele alır?

Bu sayfa konu eksiğine tanı koymaz. Soruyu okurken metinden matematiğe geçişte hangi adımın kurulduğunu görünür kılar: verilenleri seçme, isteneni belirleme, bilgileri ilişkilendirme, temsili değiştirme ve sonucu denetleme. Çocuk bir adımı açıklayamıyorsa, hemen işlem göstermeden önce o adımı yazdırmak daha açık bir gözlem sağlar.

Uzun ve zor bir matematik sorusuna nereden yaklaşmalı?

İlk okumada amaç her sayıyı işleme sokmak değildir. Çocuk sorudaki kişileri, miktarları, koşulları ve sorulanı ayrı işaretleyebilir. Ardından “Bu bilgilerden hangileri birbirine bağlı?” sorusunu sorabilir. Metin kalabalık görünüyorsa ilişkiyi küçük bir tabloya, şemaya veya denkleme çevirmek yararlı olabilir. İşlem seçimi ancak ilişki görünür olduğunda daha anlamlı hâle gelir.

Muhakeme sorusunda işlemden önce hangi ilişkiyi görmek gerekir?

Muhakeme, verilen bilgi veya varsayımlardan mantığa uygun çıkarım yapmayı içerir. Çocuk önce değişen ve sabit kalan bilgiyi, sonra bunların arasındaki bağı belirlemelidir. Örneğin tablo ile denklem arasında geçerken, her satırın hangi büyüklüğü temsil ettiğini ve değişimin nasıl ilerlediğini söylemeden formül seçmek rastlantısal kalabilir. İlişkiyi söze dökmek, işlemin gerekçesini denetlemeyi kolaylaştırır.

Kolay sorudan bağlamlı soruya nasıl geçilir?

Geçişte bütün soruyu bir anda değiştirmek yerine, aynı matematiksel ilişkiyi koruyup tek parçasını dönüştürün. Önce doğrudan verilen sayıyı kısa bir cümle içine yerleştirin; sonra fazladan bilgi, tablo veya grafik ekleyin. Her yeni biçimde çocuk “verilen”, “istenen” ve “ilişki” notunu yazsın. Sorunun türü değişse de bu üç notun aynı işlevi sürdürmesi, çözüm yolunu yeniden kurmasına yardım eder.

Sorudaki kuralın neden kurulamadığını ayırmak için konuyu biliyor ama soruyu çözemiyor sayfasına bakın. Konu eksiklerini çalışma başlığına dönüştürmek için ise matematik temeli zayıf üst sayfasına dönün.

Derste ne görüyorum

Yeni nesil sorular işlemden çok, anlaşılması güç sorulardır. Doğrudan yeni nesil soru çözmeye çalışmak yerine önce kazanımları öğrenmeli, soruyu doğru anlamalı, sorunun çözümü için verilen veri ve durumların altını bilinçli çizmeli, verilen her bilgiyi yazarak işlem yapmalı. Sorular uzun olduğu için öğrenci çözüme başlarken “Soru benden ne istiyor?” sorusuna cevap verebilmeli ve yanlış yaptığı, yapamadığı her soruyu öğrenmeli. Çünkü öğrendiği her şey ona farklı bir bakış açısı kazandırır.

— Muhammed Erin

Bu sayfanın sınırı

Bu sayfa soru okuma ve çözüm kurma akışını anlatır; belirli bir konu eksiğini kapatma planı vermez ve sınav sonucu tahmin etmez. Çocuğun aynı adımda tekrar tekrar durduğu görülürse, sorunun görüntüsü değişse de gerekçesinin aynı kalıp kalmadığı öğretmenle incelenmelidir. Bu sayfadaki akış, öğretmen değerlendirmesinin yerine geçmez.

SSS

Sık sorulan sorular

Yeni nesil soru, metin, veri, görsel veya senaryo içindeki bilgiyi kullanarak karar, yorum, çözüm ya da açıklama kurmayı ister. Klasik sorudan farkı yalnız uzunluğu değildir; çocuğun hangi bilginin gerekli olduğunu ve bilgilerin nasıl bağlandığını da ayırması gerekir. Bu ayrım, çözüm yolunun neden seçildiğini açıklamaya da yardım eder.

Bu sayfa çocuğa tanı koymaz. Metinden matematiğe geçişte verilenleri seçme, isteneni belirleme, ilişki kurma, temsili değiştirme ve sonucu denetleme adımlarını görünür kılar. Aynı adımda tekrar eden zorluk, çözülemeyen soru ve gerekçeyle birlikte öğretmenle incelenmelidir. Bu notlar, evde yapılacak yorumun sınırını da korur.

Tek bir teknik veya belirli bir soru sayısı, bütün soruların çözülebileceği anlamına gelmez. Çocuğun konu bilgisini, metindeki koşulları ayırmayı, uygun temsili seçmeyi ve sonucu denetlemeyi ayrı ayrı sürdürebilmesi gerekir. Hangi basamakta durduğu, çözülemeyen sorular ve kendi gerekçesi üzerinden izlenmelidir. Değerlendirme, çözülen soru sayısından çok hangi basamağın bağımsız kurulabildiğine dayanmalıdır.

Soru çözme becerisi, yalnız daha çok soru görerek açıklanamaz. Çocuk farklı sorularda verilenleri, isteneni ve ilişkiyi nasıl kurduğunu yazdıkça hangi adımın değiştiğini görebilir. Çözümden sonra sonucun sorudaki birim ve koşulu karşılayıp karşılamadığını denetlemek de bu becerinin parçasıdır. Çocuğun gerekçesini duymak, bu kaydı daha anlamlı yapar.

Uzun soruda metin, koşul, görsel ve sayılar aynı anda yer alabilir. Zorluk yalnız konu bilgisinden doğmaz; çocuğun hangi bilgiyi kullanacağını seçmesi ve ilişkiyi kurması da gerekebilir. Her sayıyı hemen işleme sokmak yerine, verilenleri ve isteneni ayrı not etmek başlangıcı sadeleştirir.

İşlemden önce değişen ve sabit kalan bilgiler belirlenir; sonra bunların nasıl bağlandığı söze dökülür. Gerekirse metindeki ilişki tabloya, şemaya veya denkleme aktarılır. Matematiksel muhakeme, verilen bilgi veya varsayımlardan mantığa uygun çıkarım kurmayı içerir; işlem bu çıkarımın ardından seçilir. Çocuk bunu yazdığında işlem seçiminin gerekçesi de görünür olur.

Aynı matematiksel ilişkiyi koruyup sorunun yalnız bir parçasını değiştirerek başlayın. Doğrudan verilen sayıyı önce kısa bir cümleye, sonra tabloya veya görsele taşıyın. Her biçimde çocuk verilen, istenen ve ilişki notunu yazsın. Böylece görünüş değiştiğinde çözüm yolunu yeniden kurmayı dener. Her deneme sonunda hangi değişikliğin zorladığı not edilmelidir.

İlk okumada sorulanı tek cümleyle yazıp verilenleri işaretlemekle başlayabilir. Kişiler, miktarlar, koşullar ve görsel başlıkları ayrı ayrı görülmelidir. Sonra bu bilgilerden hangilerinin birbirine bağlı olduğu sorulur. İşlem, metindeki ilişki kurulduktan sonra seçilmelidir; ilk amaç bütün sayıları kullanmak değildir. Bu ayırma, ikinci okumayı daha amaçlı hâle getirir.

Çocuk verilenleri bilgi listesi, isteneni ise cevap cümlesi olarak yazabilir. Verilenler arasında sayı, koşul, tablo başlığı veya görsel ayrıntı bulunabilir. İstenen, hangi büyüklüğün ya da seçeneğin bulunacağını söyler. Bu iki not ayrı yazıldığında, çözümün hangi bilgiden nereye gittiği daha görünür olur.

Her bilgiyi işleme sokmak yerine, istenen sonuca hangi bilginin yol açtığını sorarak seçim yapılır. Çocuk seçtiği bilginin yanına “Bunu kullanıyorum çünkü...” diye kısa bir gerekçe yazabilir. Gerekçe kurulamıyorsa, sayı ile matematiksel rolü henüz birbirinden ayrılmamış olabilir. Bu not, gereksiz görünen bilgileri de yeniden değerlendirmeyi sağlar.

Metinde birden fazla miktar, koşul veya değişim varsa tablo ya da şema ilişkiyi görünür kılabilir. Tabloya geçerken her sütunun neyi gösterdiği açıkça yazılmalıdır. Şema, hangi bilginin önce geldiğini ve hangi sonuca bağlandığını gösterir. Temsil, işlemi kısaltmak için değil ilişkiyi görmek için kullanılır.

Önce değişkenlerin neyi temsil ettiğini, sonra birindeki değişimin diğerini nasıl etkilediğini belirlemek gerekir. Tablodaki satırlar veya grafikteki eksenler bu ilişkinin kanıtıdır. Çocuk denklemi yazmadan önce “x neyi, y neyi gösteriyor?” ve “değişim nasıl ilerliyor?” sorularını cevaplamalıdır. Böylece sembolün yalnız biçimi değil anlamı da korunur.

Matematiksel ilişki önce kısa bir cümleyle kurulabilir: “Her ek adımda şu kadar artıyor” veya “toplam, iki parçanın birleşimi”. Ardından gerekirse sembol, tablo ya da denklem kullanılır. Çocuk yazdığı ilişkiyi sorudaki koşulla karşılaştırmalıdır. İşlem, bu cümlenin veya gösterimin üzerine kurulmalıdır. Bu açıklama, formülün hangi koşulda geçerli olduğunu da sınar.

Çözüm sırası, sorulan sonucu bulmak için önce hangi ara bilginin gerektiği düşünülerek kurulur. Çocuk ara sonuçları numaralandırabilir ve her satıra neden yazdığını ekleyebilir. Bir adımın sonucu sonraki adımda kullanılmıyorsa, o adımın gerekli olup olmadığı yeniden kontrol edilmelidir. Son satırda soru kökü yeniden okunur.

Çocuk soru kökünü yeniden okuyup sonucunun istenen büyüklük, birim ve koşulla uyumlu olup olmadığını kontrol etmelidir. Sonucun hangi veriye dayandığını geriye doğru izlemek de yararlıdır. Bir seçenek varsa, seçeneğin sorunun bütün koşullarını karşılayıp karşılamadığına bakılır. Bu kontrol, işlemden bağımsız ayrı bir adımdır.

Matematik testindeki sorular aynı görünüşte veya aynı çözüm yolunda olmak zorunda değildir. Çocuk her soruda yeniden verilen, istenen ve ilişki notu yazmalıdır. İlk sorudaki yol sonraki soruya taşınabilir, fakat önce koşulların aynı olup olmadığı denetlenmelidir. Tanıdık bir konu, her zaman tanıdık bir soru yapısı demek değildir.

Çıkmış bir sorudaki çözüm yolu, o sorunun metni ve koşullarıyla birlikte kurulmuştur. Bağlam değiştiğinde aynı konu bilgisi başka bilgiyle veya başka temsil ile birleşebilir. Çocuk önce yeni sorudaki ilişkiyi kurmalıdır. Önceki çözüm, cevap kalıbı değil, hangi soruların sorulabileceğine dair bir örnek olarak kullanılmalıdır.

İlk değişiklik tek parça olmalıdır: doğrudan verilen sayı cümle içine alınabilir veya aynı ilişki küçük bir tabloya taşınabilir. Konu, işlem ve istenen aynı kalırsa çocuk hangi değişikliğin çözümü etkilediğini görür. Sonraki aşamada görsel, ek koşul veya gereksiz bilgi eklenebilir. Çocuk her aşamada neden aynı kaldığını veya değiştiğini söylemelidir.

Hayır. Bir sayı bazen bağlamı açıklamak, karşılaştırma yapmak veya koşul koymak için verilir. Çocuk her sayının yanına hangi rolü olduğunu yazabilir: işlemde kullanılacak mı, birimi mi belirliyor, yoksa yalnız durumu mu açıklıyor? Sayının varlığı değil, istenenle kurduğu ilişki kullanımını belirler.

Kaynaklar

  1. Millî Eğitim Bakanlığı, Bağlam Temelli Çoktan Seçmeli Soru Yazım Kılavuzu, Mart 2026, ISBN 978-975-11-9562-3. Bağlam temelli soru tanımı: basılı s. 15 (“2.3. Bağlam Temelli Soru Nedir?” bölümü, s. 13–15). Kılavuzun tanıtıldığı resmî duyuru.
  2. Millî Eğitim Bakanlığı, 2026 LGS Başvuru ve Uygulama Kılavuzu duyurusu, “Sınavın kapsamı”, çevrim içi sayfa.
  3. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, Matematik Alan Becerileri, çevrim içi sayfa.

Bu sayfa eğitimsel bir çözüm akışı sunar; kişiye özel tanı, net veya puan vaadi değildir. Sorunun hangi adımında tekrar eden bir zorlanma olduğu, çocuğun gerekçesiyle birlikte öğretmen tarafından değerlendirilmelidir.