İçeriğe geç
λemmaakademi
4 · Duygu

Çocuğunuz "Ben yapamıyorum" dediğinde ne oluyor?

Yetersizlik hissi tek bir sorudan değil, bir birikimden doğar. Bu sayfa ortaokul öğrencilerinin matematikte "kendine yeter" algısını ölçen araştırmalardan süzülen bulguları soru-cevap biçiminde sunar.

Muhammed Erin — Matematik Öğretmeni · Son güncelleme

Çocuğunuz "yapamıyorum" dediğinde bu bir anın değil bir birikimin sesidir. Matematik öz-yeterlik algısı 5. sınıftan 8. sınıfa doğru kademeli geriler ve en düşük düzeye 8. sınıfta iner. Velisinin ilgili olduğunu bilen çocuğun algısı belirgin biçimde yüksektir; ailenin ekonomik durumu ise bu hissi belirleyen bir değişken değildir.

Bu bulgular büyük ölçüde tek bir çalışmadan geliyor.

Adal & Yavuz (2017) n=464 öğrenciyle TEK bir ortaokulda ölçüm yaptı. Tek bir okuldan gelen bulgular il geneline genellenemez. Sayfada "fark var" diyen her cümle bu sınırla okunmalıdır.

"Matematiği yapamıyorum" hissi hangi sınıf düzeyinde en yoğun?

Ortaokul öğrencilerinin matematik öz-yeterlik algısı sınıf düzeyiyle birlikte düşer. 5. sınıfta ortalama 44,48 iken 6. sınıfta 43,49'a, 7. sınıfta 41,34'e, 8. sınıfta 37,18'e geriler. Fark anlamlıdır (F(3-460)=31,622, p<0,05). Düşüş kademeli ve kesintisizdir. Ancak bu ölçüm tek bir okuldaki 464 öğrenciyle yapılmıştır; il geneline genellenemez. 8. sınıftaki düşüş hem LGS baskısının hem de matematik konularının soyutlaşmasının bir yansıması olabilir, ama bu kesitsel veriyle nedensellik kurulamaz.

Kaynak: Adal & Yavuz (2017), Tablo 11, s.29 · n=464, tek okul, İstanbul
Sınıf düzeyiÖz-yeterlik ortalaması (x̄)
5. sınıf (n=108)44,48
6. sınıf (n=151)43,49
7. sınıf (n=99)41,34
8. sınıf (n=106)37,18

Adal, A. A. & Yavuz, İ. (2017), Tablo 11, s.29 · International Journal of Field Education, 3(1), 20-41. Erişim: dergipark.org.tr/tr/pub/ijofe/article/334329

"Yapabilirim" inancı matematik başarısını önceden haber verir mi?

Üredi ve Üredi (2005) 515 sekizinci sınıf öğrencisiyle yürüttüğü çalışmada öz-yeterlik inancının matematik başarısını tek başına pozitif yönde yordadığını gösterdi. Öz-yeterlik, başarıdaki değişimin %15,3'ünü açıklıyor (R²=0,153; std β=0,391). Başka bir deyişle çocuğun "yapabilirim" inancı yalnızca iyi hissettiren bir duygu değil; başarının bir bölümünü gerçekten taşıyan bir değişkendir. Ancak bu veri sosyo-ekonomik düzeyi orta üç devlet okulundan toplandı; genelleme sınırlıdır.

Velinin derse ilgi göstermesi çocuğun hissini değiştirir mi?

Öğrencilerin "matematik dersine ilgili miyim, ilgisiz miyim?" beyanları ile öz-yeterlik puanları arasında fark var. İlgili olduğunu söyleyenler 42,99 puan alırken, ilgisiz olduğunu söyleyenler 37,92 puan aldı (t(462)=7,313, p<0,05). Farkın büyüklüğü dikkat çekicidir. Ancak burada ölçülen veli ilgisi değil, öğrencinin kendi beyanıdır; üstelik ilgi/ilgisizlik tek bir maddeyle ölçülmüştür. Bulgu çocuğun derse kendini ait hissetmesinin öz-yeterlikle ilişkili olduğunu gösterir; velinin tutumuyla dolaylı yoldan ilgili bir sonuçtur.

Ailenin ekonomik durumu ile "yapamıyorum" hissi arasında ilişki var mı?

Adal ve Yavuz (2017) çalışmasında sosyo-ekonomik düzey ile öz-yeterlik arasında anlamlı fark bulunamadı (F(2-461)=0,677, p=0,50). Alt, orta ve üst sosyo-ekonomik gruptaki öğrencilerin öz-yeterlik puanları birbirinden farklı değildi. Ailenin gelir düzeyi çocuğun "yapabilirim" inancını belirleyen bir değişken değildir; en azından bu çalışmada. Yetersizlik hissi her gelir grubundan çocuğun yaşayabileceği bir duygu olarak görünüyor.

Kursa giden çocuklarla gitmeyenler arasında "yapabilirim" hissi farkı var mı?

Matematik kursuna katılan öğrencilerin öz-yeterlik puanları (42,82), katılmayanlarınkinden (40,94) yüksektir (t(462)=3,075, p<0,05). Ancak bu kesitsel bir ölçümdür: kursa katılmak daha yüksek öz-yeterliğe neden olmuş olabilir, ama tam tersi de mümkün olabilir; öz-yeterliği yüksek öğrenciler kursa gitmeye daha istekli olabilir. Nedensellik kurulamaz. Aynı çalışmada kurs katılımının kaygı düzeyinde anlamlı fark üretmediği de not düşülür. Yani kursa gitmek kaygıyı azaltmıyor; öz-yeterlikte küçük bir fark var.

Derste ne görüyorum

Ne yazık ki ülkemizde çocuklar benzer yetişiyor, benzer yetiştiği için çocuklarımızın sorduğu sorular da aynı oluyor: "Ben yapamıyorum", "Ne kadar çalışsam da olmuyor.", "Zaten sınavda zor soruyor." Bu iş tamamen özgüven meselesi. Küçükken bir futbol takımının altyapısında oynarken şöyle bir olaya denk geldim: 7-8 yaşlarında ayağına hakim yeni bir çocuk geldi takıma ve antrenör çocuğu beğendi. Sonrasında antrenman maçında gitti ve ondan 1-2 yaş büyük çocuklara, "Top onun ayağına geldiğinde belli etmeden gitmesine ve gol atmasına izin verin, şu an özgüven kazanması gerekiyor." Bu yaklaşım tamamıyla matematik için de geçerli. Matematikte seviyenize göre adım adım başlamalısınız, birden çok zor kaynaklara yönelmemelisiniz. Adım adım önce kolay bir kaynak, sonra biraz daha zor sonra biraz daha zor... Süreç içerisinde bir konunun üstünden zaman geçtikçe unutulur. Bununla savaşmak yerine kabullenmeli ve buna göre zaman içinde çözeceğiniz tekrar testlerini de önceden çözülecek zaman ile birlikte belirlemelisiniz. Matematik kümülatif bir bilim. Eğer bir konuyu anlamazsanız bile devam edin çünkü sonraki konularda muhakkak anlamadığınız konular sorularda karşınıza çıkacak ve tekrar tekrar bunların üzerine düşünüp soruları çözmek ve çözümleri dinlemek sizleri çok geliştirecek ve anlamadığınız bir konuyu çok daha yapabilir bir hale getirecektir. Bu yüzden buradan çıkarılacak en önemli ders: Devam edin ve sürece güvenin...

Bu sayfanın sınırı

Bu sayfa ortaokul öğrencilerinin matematik öz-yeterlik algısını ölçen dokuz kayıttan (iki çalışma) derlenmiştir. Veriler 464 ve 515 öğrenciyle toplanmıştır; örneklem tek bir ortaokulu (Adal & Yavuz 2017) veya üç devlet okulunu (Üredi & Üredi 2005) kapsar. Bulguyu "fark var" diyen her cümle bu sınırla okunmalıdır. Sayfa velinin sorularına yanıt arar; tanı koymaz, uzman yerine geçmez, sonuç vaadi kurmaz. Bu, çocuğunuzda bu yanılgı var demek değildir.

SSS

Sık sorulan sorular

Veri 5. sınıftan 8. sınıfa kadar izliyor: 5. sınıfta ortalama 44,48 iken 8. sınıfta 37,18'e geriliyor (Adal & Yavuz, 2017). Düşüş kademeli. Ancak bu kesitsel ölçümde hangi sınıfta kırılma olduğu görünmez; uzunlamasına çalışma gerekir. 8. sınıftaki düşüş hem LGS baskısının hem de matematik konularının soyutlaşmasının bir yansıması olabilir, ama bu veriyle nedensellik kurulamaz.

Üredi ve Üredi (2005) 515 sekizinci sınıf öğrencisiyle yürüttüğü çalışmada öz-yeterlik başarın %15,3'ünü tek başına açıkladı (R²=0,153, std β=0,391). Çocuk "yapabilirim" dediğinde bu yalnızca iyi hissettiren bir duygu değil; başarının bir bölümünü taşıyan değişkendir. İnanç değiştirilebilirse sonuç da değişebilir; bu bir umut değil, ölçülen bulgudur.

Adal ve Yavuz (2017) çalışmasında derse ilgili olduğunu bildiren öğrencilerin öz-yeterliği 42,99 puan iken, ilgisiz bildirenler 37,92 puan aldı (t=7,313, p<0,05). Ancak burada ölçülen veli ilgisi değil, öğrencinin kendi beyanıdır. Velinin tutumu dolaylı yoldan ilgili bir sonuçtur; çocuğun derse kendini ait hissetmesi öz-yeterlikle ilişkili bir değişkendir.

Hayır. Adal ve Yavuz (2017) çalışmasında sosyo-ekonomik düzey ile öz-yeterlik arasında anlamlı fark bulunamadı (F=0,677, p=0,50). Alt, orta ve üst gruptaki öğrenciler benzer düzeyde. Yetersizlik hissi her gelir grubundan çocuğun yaşayabileceği bir duygu; ailenin cüzdanı çocuğun "yapabilirim" inancını belirleyen bir değişken değildir.

Kurs katılımcılarının öz-yeterliği (42,82) katılmayanlardan (40,94) yüksektir (Adal & Yavuz, 2017). Ancak bu kesitsel ölçüm, nedensellik kurulamaz. Kurs öz-yeterliği artırmış da olabilir, öz-yeterliği yüksek olan kursa gitmeyi seçmiş de olabilir. Aynı çalışmada kurs katılımının kaygı düzeyinde anlamlı fark üretmediği belirtiliyor; kursa gitmek kaygıyı azaltmıyor.

Kaynaklar

  1. Adal, A. A. & Yavuz, İ. (2017). Ortaokul öğrencilerinin matematik öz yeterlik algıları ile matematik dersine yönelik kaygı düzeylerinin incelenmesi. International Journal of Field Education, 3(1), 20-41. Erişim: https://dergipark.org.tr/tr/pub/ijofe/article/334329
  2. Üredi, I. & Üredi, L. (2005). İlköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin matematik öz-yeterlik inançlarının ve başarılarının çeşitli değişkenlere göre incelenmesi. Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 1(2), 250-260. Erişim: https://dergipark.org.tr/tr/pub/mersinefd/article/685426

Bu sayfadaki bulgular, YÖK Ulusal Tez Merkezi'nde erişime açık iki lisansüstü çalışmanın taranmasıyla derlenmiştir (Adal & Yavuz, 2017; Üredi & Üredi, 2005). Bulgular büyük ölçüde tek bir çalışmanın (n=464, tek okul) verisine dayanır; genelleme yapılamaz. Tam liste ve yöntem: metodoloji. Son güncelleme: 8 Eylül 2026.